Bilebilen

Başlangıç / Atatürk Hakkında / Atatürkün Türk dilinin gelişmesi için yaptığı çalışmalar nelerdir

Atatürkün Türk dilinin gelişmesi için yaptığı çalışmalar nelerdir

Sponsorlu Bağlantılar

Atatürk, öncülüğünü yaptığı çağdaşlaşma hareketinde, dil bağımsızlığını,
siyasal ve ulusal bağımsızlığın ayrılmaz parçası olarak
değerlendirmiştir.

Atatürk, Cumhuriyetin ilanıyla başlayan ve
Ulusumuzu çağdaş dünyanın evrensel değerleriyle buluşturmayı amaçlayan çok yönlü
girişiminde Türkçenin yalınlaştırılmasına, dilimizin gerçek kimliğine
kavuşturulmasına ve yabancı sözcüklerden arındırılmasına büyük önem vermiştir.
Yüce Atatürk, dilimizin başka dillerin etkisinden kurtarılması yönünde bugün de
şükranla andığımız, öngörülü çalışmalarda bulunmuştur.

Dilde
gerçekleştirilen devrimle Ulusumuz, farklı düşünce sistemleri ve yeni yaşam
biçimleriyle tanışmış, öz değerlerini evrensel değerlerle
buluşturabilmiştir.

Atatürk”ün ve devrimlerinin amaçladığı, toplumumuzu
çağdaş uygarlık düzeyine çıkarma düşüncesi, ancak dilimizin, bu düzeyin
gerektirdiği kavram, sözcük ve terimleri karşılayacak kültür, sanat ve bilim
dili durumuna getirilmesiyle gerçekleştirilebilmiştir.

1931 yılının ilkbaharında, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün
özlemlerinden biri olan, Türk tarihini inceleyecek bir kurum gerçekleştirilmiş,
Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti kurulmuş (15 Nisan 1931) ve ertesi yıl da ilk
bilimsel toplantısını düzenleyerek bilim dünyasına ayak basmıştır (2-11 Temmuz
1932). Toplantının son gecesinde, tarihimizle olduğu kadar dilimizle de
ilgilenen bu cemiyetin bazı üyeleri Gazinin koruyucu başkanlığı altında
toplanacak ve su kutsal buyruğun doğrultusunda ikinci bir “Cemiyet”in
kuruculuğuna öncülük edecektir:

“Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti gibi bir de
ona kardeş bir dil cemiyeti kuralım. Adi Türk Dili Tetkik Cemiyeti
olsun.”

Ertesi gün (12 Temmuz 1932) İçişleri Bakanlığına verilen kuruluş
dilekçesinde Samih Rıfat başkan, Ruşen Eşref Ünaydın sekreter, Celâl Sahir
Erozan ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu üye olarak görülüyordu. Mustafa Kemal’in
ikinci özlemi de gerçekleşiyordu. Artık Türk Dili Tetkik Cemiyeti de kurulmuştu.
Bu gün uzun yıllar boyunca kuruluş günü olarak kutlanır. Son kutlanışı ise 12
Temmuz 2001’dedir. (bk. Türk Dili, 2000 / II, 596, Ağustos 2001).

O günkü
adıyla “nizamname” olan tüzükte Kurumun amacı ortaya konulurken bu amaca ulaşmak
için tutulacak yol da belirtiliyordu. Bu yollardan dördüncüsünde söyle
deniliyordu: “Cemiyet mesaisinin semerelerini her türlü yollardan nesre
çalışmak.”

Bu arada ilk Türk Dili Kurultayı’nın toplanması
kararlaştırılmış ve bir tarih belirlenmiştir: 26 Eylül-5 Ekim
1932.

Atatürk’ün Türk Dilinin Gelişimi ile ilgili Yaptığı
Çalışmalar

Atatürk bizi, milliyetimize ve Türk ulusal bilincine sahip
kilarken bir taraftan da “Türk Ulusal Dili” üzerinde çalisiyor ve dil devrimini
gerçeklestiriyordu.

Bilindigi gibi her ulusun bir dili vardir ve bu dilin
de bir fonetigi, yani girtlaktan çikan ses yapisi mevcuttur. Konusulan dil; o
dile uygun bir fonetikle yazilamadigi takdirde o dil, dil olmaktan çikar.
Nitekim Türkçe de girtlaktan çikan sesli ve sessiz harfler bellidir. Bu durumu
herkesten önce gören Atatürk, Türk dilinin yazilisina uygun olan sesli ve sessiz
harfleri bilimsel metodla bir araya getirerek konusma fonetigimize uygun bir
yazi (alfabe) fonetigini de bize kazandirmis oldu.

Türk Dil Kurumu, Türk
Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932de Mustafa Kemal Atatürkün
talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin
tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rifat, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup
Kadridir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rifattır. Türk Dili Tetkik
Cemiyetinin amacı, “Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana
çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek”
olarak tespit edilmiştir. Atatürkün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936
yıllarında yapılan üç kurultayda hem kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil
politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26
Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayında yapılan Birinci
Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun “Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme,
Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın” adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını
sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları
ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir.
1934te yapılan kurultayda cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu;
1936daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur.

Türk Dil Kurumu
başlangıçtan beri çalışmalarını iki ana eksen üzerinde yürütmüştür:

1.
Türk dili üzerinde araştırmalar yapmak, yaptırmak;

2. Türk dilinin güncel
sorunlarıyla ilgilenerek çözüm yolları bulmak.

Atatürkün kendisi de
Türk dili üzerindeki yerli ve yabancı araştırmaları bizzat inceleyerek,
dönemindeki bilginleri Türk dili üzerinde araştırmalar yapmaya
yönlendirmiştir.

Ankara Üniversitesi’nin fakülte olarak kurulan (1935)
ilk yükseköğretim kurumu olan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Büyük
Önderimiz’in adını koyduğu ve özel bir misyon yüklediği bir bilim merkezidir.
Mustafa Kemal Atatürk Fakültemizin kurulmasını önerirken, çağdaş Türkiye’nin
yapacağı atılımda hem ulusal bilincin gelişmesi, hem de özgür düşünceli
bireylerin yetişebilmesi için, Türk dilinin, Türk tarihinin ve Türk kültürünün
derinliğine araştırılmasının en başta gelen koşul olduğuna inanıyordu.

Sponsorlu Bağlantılar

Bilebilen

Önceki yazımız Atatürkün eğitim alanında yaptığı çalışmalar nelerdir konulu makalemizi okudunuız mu?

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız 1 oy, 5 üzerinden 5,00
Loading...

İlgini Çekebilir

Birinci Dünya Savaşı başladığında Mustafa Kemal Paşa nerede bulunuyordu ve görevi ne idi

Sponsorlu Bağlantılar Mustafa Kemal 27 Ekim 1913 yılında Bulgaristan’ın Sofya kentine askeri ateşe olarak atandı. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.